Olivia Wilde’ın ilk uzun metrajlısı Booksmart, lise yıllarını sadece inekleyerek geçiren iki dostun, mezuniyetin hemen öncesinde eğlenceye dahil olma çabasını anlatıyor. Molly (Beanie Feldstein) ve Amy (Kaitlyn Dever) en iyi üniversitelere kabul almak için lise hayatlarında pek çılgınlık yapamamış, akademik başarılarıyla diğer liselileri gölgede bırakmayı, onlara bu yönden üstünlük kurmayı temel amaçları olarak görmüşlerdir. Lise yıllarının sonuna doğru, kendileri kadar çalışkan olmamalarına rağmen diğer liselilerin de çok iyi üniversitelere ve işlere kapak attıklarını ve parlak geleceklere adım attıklarını öğrendiklerinde, mezuniyetten önceki son gecenin tadını sonuna kadar çıkarmaya karar verirler.
Booksmart, enerjisini Molly ve Amy’nin dostluğundan, birbirlerine olan sıcaklığından ve dayanışmasından alan bir film. Yönetmen Wilde’ın liseli öğrenci tiplemelerine eleştirel yaklaşan, bu tiplemelerin gizlediği özgün bireyleri Molly ve Amy’nin gözlerinden tanımaya çalışan bir perspektif tutturmaya çalışıyor. Bu bireylerin özgünlüğünün inandırıcı olması, liseli sosyal profilinin gerçekçi bir şekilde yansıtılmasını gerektiriyor. Fakat, bu filmin altına girmek istemediği bir risk. Bunun yerine, idealize edilmiş, süper liberal, kapsayıcı ve feminist bir ışığın altında olaylar gerçekleşiyor. Irksal ve sınıfsal bölünmüşlükler filmin derdi değil. Bir yandan da filmin tek kötü karakterinin pizza dağıtıcısı bir eleman olarak seçilmesi, filmdeki hayvan gibi zengin bir liselinin ise etrafındakiler tarafından anlaşılmamış iyi kalpli bir cevher olarak kurgulanması en azından “saf” bir tercih olmuş (Bu eleştirinin daha kapsamlı yapıldığı New Yorker yazısı). Booksmart’ın en yoğun işlediği feminizmin de kimsenin canını fazla sıkmayan, evcil bir feminizm olmasına özen gösterilmiş gibi.
Booksmart, eğlenceli ve yüksek tempolu bir gençlik komedisi. Ve kendi kulvarında başarılı bir film. Başrollerindeki iki kadının arasındaki dinamik ve güçlü uyum bu başarıda belirleyici. Müzikler bence çok iyi seçilmiş ve filmin ruhunu yakalıyor. Wilde’in ilk uzun metrajlı çalışması olarak da Booksmart kayda değer bir yapım.
Ama bu kadar! Booksmart, birçok saygın sinema eleştirmeni tarafından 2019’un en iyi filmlerinden biri olarak gösteriliyor ve övgülere boğuluyor. Bu övgüleri hak eden bir film değil, ki filmin yönetmeninin de ilk filminde çığır açmayı hedeflediğini hiç sanmıyorum. Feminist bir perspektiften yazıldığı ve bir kadın yönetmen tarafından çekildiği için, birçok bakımdan sıradan bir filmi “harika”, “muhteşem” diye nitelendirmek yarardan çok zarar veriyor.


